"Gerçek iç huzuru yaptıklarınızla, inandıklarınız aynı çizgide olduğunda mümkün olur." Mevlana
Öne Çıkan Yayın
Eğer...
Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü ve bunun sebebini senden bildikleri zaman sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybet...
İLETİŞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İLETİŞİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Aralık 2017 Pazartesi
30 Haziran 2017 Cuma
Marmaris, Selimiye, Bozburun :)
Tertemiz bir deniz, kuş sesleri, dinginlik, samimiyet, kısacası huzurun adresi Selimiye..
Tuhaf bir şekilde, görür görmez bizi kucakladı sanki burası,
kendi evimize, köyümüze gelmişiz gibi hissettik.
Konaklama tercihimiz Losta Sahil Evi...
Odamızın manzarası muhteşemdi.
yaşasın yağmur ☔🌈
yağmur delisi bir insan olarak Selimiye' de de yağmurla karşılaşmam Allah'ın lütfu
ve lezzet duraklarımız
sev_all
her gün için farklı bir menüleri var.
her gün için farklı bir menüleri var.
yediğimiz her şey çok lezzetliydi o ayrı ama fırınlanmış sebzeli domates çorbası efsaneydi..
Seval Şef harikalar çıkarıyor, bi uğrayın derim.
Seval Şef harikalar çıkarıyor, bi uğrayın derim.
tabii ki badem mantı
paprika cafede haşhaşlı tatlı
losta tatlıcısı
Buradaki her şey Galip Ustanın eseri.. keçi peynirli losta tatlısı ise tamamen buraya özgü..
Galip Ustanın samimiyeti ve hoş sohbeti ise ayrıca keyifliydi.
Bozburun' un sakinliği 😍
Marmaris Kaleiçi Sokaklarının Güzelliği
8 Eylül 2016 Perşembe
5 Eylül 2016 Pazartesi
ETKİN ZAMAN YÖNETİMİ İÇİN PLANLAMANIN ÖNEMİ
Zaman yönetimi eğitimlerine, genellikle aynı soru ile başlanır: Kaçınızın yapacaklarınızın tamamı için yeterli zamanı var? Çoğunlukla, kimse el kaldırmaz. Genellikle yeterince zamanımız yoktur ve işlerimizi yetiştiremeyiz. Bunun anlamı, her güne yapacaklarımızın tamamını bitiremeyeceğimizi düşünerek başladığımızdır. Aslında, hepimizin sahip olduğu zaman aynıdır. Ancak bu, pek azımız için yeterlidir.
Oysa zaman demokratiktir. Zaman hepimizin sahip olduğu ve tamamıyla eşit olarak sahip olduğu en değerli varlıktır. Trilyoner olan da, ekmek parasını zor çıkaran da, bir gün içinde 24, haftada 168, yılda 8.760 saate sahiptir. Zamanı satın veya ödünç alamazsınız, başkalarından isteyemezsiniz. Zamanın yerine hiçbir şey konulamadığı gibi, bir kez israf edildi mi yeniden kazanılamaz.
Zamanımızı nasıl harcayacağımız
ise stratejik bir karardır. Etkin olabilmesi için etkin bir biçimde
kullanılması gerekir. Başa dönecek olursak, tüm işlerimizi tamamlamak için
gerçekten yeterli zamanımız yok mu? Burada sorun gerçekten zamanın yetmemesi
mi?
Kişisel zaman yönetiminin
olmadığı hallerde işleri yetiştirmek için son dakika koşturmaları, aynı saate
konulan çifte randevular, üretkenlikten uzak geçirilen günler ve aniden patlak
veren krizler sıkça görülür. Böyle bir ortamda da stres ve performans düşüklüğü
kaçınılmazdır. Aslında sorun hedeflerimizin belirsiz olması, önceliklerimizin
iyi sıralanamamasından başka bir şey değildir.
Zira planlayabileceğimiz şey zaman değil sadece ve sadece kendimizizdir.
Zamanı yönetmek için;
1.Adım:
Hedefleri belirleyip, önceliklendirin.
Edinebileceğimiz en önemli zaman
yönetimi becerilerinden biri öncelikleri bilmek ve bunları sıralayabilmektir.
Olayın özünde basit bir bakış açısı değişikliği yatar: İş yapıyor olma üzerine
değil, sonuç üzerine yoğunlaşmak.
2.Adım:
Bir plan hazırlayın.
İşinize başlamadan önce, boş bir
kağıt parçası alın ve gününüzü başarılı kılacak neler yapacağınıza karar verin
ve onları yazın. Daha sonra önceliklendirmenize uygun olarak takviminize
yerleştirin.
Zamanımızı para gibi düşünüp
bütçesini çıkarabiliriz. Herhangi bir konu üzerinde bir saat harcamayı
planlayabiliriz. Ancak bu noktada para ile zaman arasında büyük fark vardır.
Cüzdanınızdaki parayı harcarken içinden şu 5 lirayı mı çıkarayım yoksa bu 5
lirayı mı diye düşünmeyiz. Hepsi aynıdır. Fakat iki farklı saat hiçbir şekilde
aynı değildir. Bazı işleri belli bir saatte yapmak mümkünken diğer saatlerde
mümkün değildir. O yüzden, bir şey yapacaksanız, onu yapmayı seçtiğiniz zaman
önemlidir. Bunu yapmak için en iyi zaman ne? diye sorup işleri ona göre
planlamak gerekir. En zor ve en önemli işlerinizi günün başına yerleştirin ve
önem derecesine göre sıralayın.
3.Adım:
Gözden Geçirin ve Yeniden Odaklanın
Gün içinde her saatte 1
dakikanızı yeniden odaklanmaya ayırın. O bir dakika içinde kendi kendinize son
saatinizin etkin olup olmadığını ve gelecek saatinizi nasıl geçireceğinizi sorun.
Gününüzü saat saat bu şekilde yönetin, saatlerin sizi yönetmesine izin
vermeyin.
Gün sonunda gününüzü gözden
geçirin. Neler yaptınız? Nelere odaklandınız? Hangi noktalarda zorlandınız?
Yarınınızı daha üretken ve verimli kılacak neler öğrendiniz? Ve günün sonunda
en yüksek önceliğiniz nedir?
4.Adım:
Zaman Tuzaklarınızı Bulun ve Yok Edin.
Zaman kaybettiren işlerin, diğer
bir ifadeyle zaman tuzaklarının belirlenmesi etkin zaman yönetimi açısından
büyük önem taşımaktadır. Belli başlı zaman tuzakları aşağıdaki gibi
sıralanabilir:
Plansızlık: Yeterince zamanınız olmadığı ya da
özgürlüğünüzün kısıtlanacağı düşüncesiyle bu çok önemli faaliyeti ihmal etmeyin.
Önce işi analiz edip nasıl yapılacağını tasarlayarak, uygulamaya alın.
Basit hatalar: Bir işi doğru dürüst yapmaya
vakit bulamazsanız, tekrar tekrar yapmaya vakit bulursunuz. Üstlendiğiniz işi
bir kerede, gerektiği gibi yapmaya dikkat edin.
Ertelemek: İsteyerek veya farkında olmadan
bazı işleri tamamlamanın sürekli ertelenmesi. Öncelikli bir işi, daha az
önceliği olan bir diğeri ile değiştirmeyin.
Gruplandırmama: Bir işten diğerine geçerken
harcanan zaman kayıplarını gözden kaçırmayın. Benzer işleri gruplandırarak bir
arada yapmaya çalışın.
Yetki Vermemek: Yetki devri ile yöneticilerin
belirli işleri başkalarına vererek önemli işlere daha fazla ve kaliteli zaman
ayırmaları mümkün olabilmektedir. Yetki devri daha çabuk harekete geçme, hızlı
ve daha iyi kararların alınmasını sağlar.
Hayır Diyememek: Etkin zaman yönetimi konusunda
en etkili yöntemlerden birisi gerektiğinde ‘hayır’ diyebilmektir. İşe yaramayan
görüşmelere ‘hayır’ diyemeyen ve başkalarının ricalarıyla kendi işlerinin
dışındaki işleri yapanlar, kendi işlerini yapmak için yeterli zamanı
bulamayacaklardır.
Dağınıklık/Düzensizlik: Karışıklık ve düzensizlik
bireyin iş üzerindeki kontrolünü kaybetmesine, verimliliğinin azalmasına,
dikkatinin dağılmasına, yorgunluğa, strese ve dolayısıyla zaman kaybına neden
olmaktadır.
Telefon/e-posta: Telefon ve e-postalar doğru
kullanıldığında zaman tasarrufu için önemli bir araç olmakla birlikte
bazılarımız için başta gelen zaman kaybıdır. Telefonda konuşurken sözü fazla
uzatmadan sadede gelmeye ve lafı toparlamaya çalışın.
Takım Çalışması/İletişim
Eksikliği:
Çalışanlar arasında işbirliğinin zayıflığı, çeşitli gruplaşmalar ve
çatışmaların varlığı ve işte yoğunlaşmayı sağlayamamaları, geç karar alınması
ya da kararsızlık, etkin bir iletişim sisteminin oluşturulamaması da zaman
tuzaklarından biridir.
İletişim ve talimat yetersizliği
yanında geribildirim olmaması:
Yapılan işin etkisini görmek anlamında kullanılan geribildirimin olmaması
birçok işi gereksiz yere tekrarlamamıza yol açar. Örneğin, asansörde gideceğiniz
katın düğmesine basınca ışık yanıyorsa, bir daha o düğmeye basma gereği
duymazsınız. Oysa bu ışık tertibatının olmadığı asansörlerde insanların aynı
düğmeye acaba algılamadı mı diye defalarca bastıkları tespit edilmiştir. Bu
günlük hayatta da böyledir. Yapılacak işe ait talimatların anlaşılıp
anlaşılmadığına ya da tamamlanıp tamamlanmadığına yönelik basit geribildirimler
önemlidir.
Zamanınızı yönetmek için
zamanınız yoksa kendinize sorun: Neden yok? Unutmayın, gittiğimiz yön, gidiş
hızımızdan daha önemlidir. Sabah evden çıktığımızda farkında olsak da olmasak
da nereye gideceğimizle ilgili bir hedefimiz vardır ve bu hedef doğrultusunda
hareket ederiz. Bu nedenle; üşenmeyin, ertelemeyin, vazgeçmeyin!
2 Eylül 2016 Cuma
25 Ocak 2016 Pazartesi
29 Ağustos 2014 Cuma
ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ
Günümüz iletişim dünyasında,
bilgiye kolay erişilebilmesi ürünlerin kısa zamanda ve kolaylıkla
kopyalanmasına neden olmaktadır. Bununla da kalmayıp müşteriler, aynı ya da çok
benzer ürünü sunan onlarca alternatifi karşısında görmektedir. (Örnek olarak, bir
sokakta 4-5 tane marketi; birbirlerine yakın yerlerdeki büyük alışveriş
merkezlerini gösterebiliriz.) Seçeneğin bu kadar çok ve benzer olduğu (fiyat,
ürün çeşidi, teknoloji, ulaşılabilirlik vb.) bir ortamda müşterilerin de beklentileri
yükselmektedir. Müşterinin kalite beklentisindeki bu yükselme, müşterinin
beklentilerinin -zaten her yerde bulabildiği- somut-maddi beklentilerden; daha
sosyal ve insani beklentilere doğru çevrilmesini ifade etmektedir.
Şirketlerin ürünleri, sistemleri,
yapısı ve stratejileri kopyalanabilir, ancak güven ortamı ve çalışanların
performansı kopyalanamaz. Zira bu saydıklarımız kuruma aittir ve tektir. Çalışan
performansı ile çalışan memnuniyeti birbirine sımsıkı bağlıdır. Bu nedenle
yürütülen faaliyetlerden maksimum faydayı sağlamanın en kolay yolu çalışanların
sesine kulak vermektir.
En son araştırmalar, müşteri
memnuniyetini artırmanın ve müşteri sadakati sağlamanın en sağlıklı yolunun,
önce mutlu ve çalıştığı kuruma bağlı çalışanlardan geçtiğini gösteriyor. Artan
çalışan memnuniyeti, hemen müşteri cephesine yansıyor. Bu bilinçten hareketle
müşteri memnuniyeti ve sadakati kadar çalışan memnuniyeti ve sadakati de tüm
dünyada kurumların önemle üzerinde durdukları konuların başında geliyor.
Çalışan memnuniyeti ve sadakati, bir kurumda ilişkilerin sıcak olması,
çalışanların yeteneklerini sonuna kadar kullanabilmesi, kendilerine değer
verildiğini hissetmeleri, yaptıkları işin ödüllendirilmesi ve işi iyi
yapabilmek için gerekli araç-gereçlerin temin edilmesi gibi unsurların
olmasıyla sağlanan büyük ölçüde duygusal bir bağdır.
Çalışan memnuniyeti veya
memnuniyetsizliğine yol açan etkenler, çalışanın kişiliğine, değer yargılarına,
inançlarına, kültürel yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir. Her çalışan
eğitimi ve alışkanlıkları doğrultusunda çalışacağı ortamın fiziksel ve sosyal
şartları için beklentiler oluşturur, yaptığı işin bu özellikleri karşılamasını
ister. Çalışandan ise beklenen bir başarı düzeyi vardır, yetenek ve özellikleri
uyarınca bu başarıya ulaşması beklenir. Bazı çalışanlar zor işleri tercih
ederler, başkalarının yapmakta zorlandığı işi başarmaktan haz duyarlar.
Yöneticisinin kendisini beğenmesini, takdir etmesini önemseyen çalışanlar
vardır. Çalışanların beklentilerini doğru düzeyde karşılayabilmek için
öncelikle beklentileri doğru tespit etmek gerekir.
İşte bu noktada çalışanlarının
beklentileri ile kurumun karşılayabileceği çalışan taleplerinin ortak bir
noktada buluşturulmasında kullanılabilecek Çalışan memnuniyeti araştırmaları
devreye girmektedir. Çalışan memnuniyeti araştırmaları ile çalışanların kurumun
uygulamaları konusundaki görüşleri alınarak beklentilerin belirlenmesi ve
kaynakların doğru alanlara aktarılması sağlanmaktadır.
Çalışan Memnuniyeti araştırmalarının
kuruma sağladığı başlıca faydalar şu şekilde sıralanabilir:
- Çalışanların motivasyon ve tatmin düzeylerinin
belirlenmesi, uygulamaların etkinliğinin ölçülmesi
- Kurum ile ilgili güçlü ve gelişmesi
gereken alanların belirlenmesi
- Çalışanların değişime olan ilgilerinin
tespit edilmesi
- Analizler sonucunda somut verilere
ulaşılması
- Çalışan önerilerinin alınması
- Kuruma ve araştırma sonuçlarına göre
en uygun faaliyet planlarının hazırlanması
![]() |
Çalışan Memnuniyeti yapılan iş,
çalışma ortamı, iletişim ve işbirliği gibi pek çok konu ile ilgili memnuniyet
anlamına gelir. Çalışan memnuniyeti araştırmalarında temel alınan en önemli
nokta ise çalışanların görüşlerini rahatça ve olduğu gibi aktarabilecekleri bir
ortamın sağlanmasıdır.
Çalışma ortamının fiziksel
şartları; iş ortamının aşırı soğuk veya aşırı sıcak olması gibi değişkenler
çalışan memnuniyetini belirli sınırlar içinde etkilemektedir. İşletmelerde çalışanlar
arasındaki iletişim ayrı bir tatmin unsurudur. İyi iletişimden kasıt,
çalışanlar arası duygu ve bilgi bütünlüğünün sağlanmasıdır. Çalışanın başarılı
bir grup içinde yer alması, hayat görüşü kendisine uygun insanlarla birlikte
çalışması memnuniyeti artırmaktadır. Çalışan, işletmenin kendisine değer
verdiğini, işini yapmak için gerekli niteliklere sahip olduğunu bilirse daha
kolay tatmin olur. İş güvencesinin varlığı, çalışan memnuniyetini arttırdığı
gibi yönetimi de kolaylaştırır.
Çalışan Memnuniyeti araştırmalarının
sonuçlarının çalışanlarla paylaşılması, şirket yönetiminin bu araştırmaların
sonuçlarını önemli bilgi kaynakları olarak ele aldıklarını göstermektedir.
Sonuç paylaşımları çalışanlara genel görüş içerisinde kendi görüşlerinin yerini
görmeleri ve beklentilerini diğer çalışanlarla karşılaştırmaları fırsatını
vermektedir. Çalışanlardan elde edilen görüşler doğrultusunda yönlendirilen
iyileştirme uygulamaları çalışanların yönetime katılımına fırsat vererek
çalışan motivasyonunu ve bağlılığını olumlu yönde etkilemektedir.
Unutulmaması gereken en önemli
unsur ise karşılıklı sevgi, saygı, sabır ve sadakatin olduğu her kuruluşun
başarıya daha çabuk ulaşacağıdır.
Aralık 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Şubat 2008 İletişim; yaradılıştan bu yana olanca karmaşıklığıyla sürüp giden, formüle edilemeyen, iç içe geçmiş ve dinamik bir olgu. İnsan...
-
Tertemiz bir deniz, kuş sesleri, dinginlik, samimiyet, kısacası huzurun adresi Selimiye.. Tuhaf bir şekilde, görür görmez bizi k...
-
Sektör, büyüklük, yapı veya olgunluk düzeyinden bağımsız olarak her kuruluşun başarılı olabilmesi için uygun bir yönetim sistemi kurması ger...



























